Paylaşabilir kopyalayabilir yayınlayabilirsiniz..
Kıymetli Evrak ve Unsurları
Kıymetli Evrakın Çeşitleri
Kıymetli Evrakın Düzenlenme Şekilleri
Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali
Tahvil
Nama Yazılı Senetler
Eksik Nama Yazılı Senetler
Ciroya İlişkin Ön Bilgiler
Defiler
Nama, Emre ve Hamiline Yazılı Senetlerin İptali
Kambiyo Senetleri
Kambiyo Senetlerinde Şekil Şartları
Bedel
Vade
Ödeme Yeri
Lehtar
Senedin Düzenlendiği Gün ve Yer
İmza
Temsil
İhtiyari Kayıtlar
Poliçe
Kambiyo Senedi Düzenleme Ehliyeti
Poliçe Metninde Tahrifat
Kabul
Ciro
Ödeme
Ödememe
Aval
Sebepsiz Zenginleşme
Poliçe Karşılığının Devri
Araya girme
Retret
Çek
Kıymetli Evrak ve Unsurları
Kıymetli evraklar öyle
senetlerdir ki, bunların içerdiği hak senetten ayrı olarak dermeyan
edilemez. Senetten ayrı olarak başkasına
devredilemez.
Senet, bir kimseden sadır olan ve
onu borç altına sokan nesnedir.
Senette mevcut hak, devredilmesi
yasak haklardan olamaz. Hak ayrıca somut bir hak olmalıdır.
Evrakın, kıymetli evrak olmasının
sebebi hak ve senedin birlikteliğidir. Senedin içerisinde mündemiç olan hakkın
ekonomik değerinin büyüklüğünün önemi yoktur.
Senedin unsurları;
·
Hak
·
Senettir.
Senedin özellikleri;
·
Hak ve senedin birbirinden ayrı devredilememesi
ve dermeyan edilememesi
·
Tedavül kabiliyeti
Tedavül kabiliyetinin anlamı,
taraflarca el değiştirme kabiliyetinin senede geçirilmesidir. Tarafların bu
evrakın dolanım kabiliyeti ile de donandığını kabul etmeleri anlamına gelir.
Herhangi bir haktan farkı, içinde bu iradenin de düzenleyen kişi tarafından
yerleştirilmesidir. Her eşyanın devir kabiliyeti vardır, ancak tedavül yeteneği
yoktur.
Kıymetli evrak nama, emre ve
hamiline olmak üzere 3 şekilde düzenlenir. Düzenleyenin içine koyduğu tedavül
iradesi bu şekillerden birisi olarak oluşur.
Türk Ticaret Kanunu’nun kıymetli
evrak hükümleri global hükümledir. Bu mevzuat Cenevre Yeknesak Kanunu’na
dayanır. Bu kambiyo senetlerine ilişkin bir düzenlemedir. Bankalar Kanunu’nda,
Türk Parasını Koruma Kanunu’nda da kıymetli evrak hükümleri bulunur.
Kıymetli Evrakın Çeşitleri
Kıymetli evrakı farklı şekillerde
gruplandırmak mümkündür. Ancak en önemli gruplandırma içerdiği hak bakımından
yapılan gruplandırmadır.
Kıymetli evrakın içerdiği hak
kural olarak alacak hakkıdır. Alacak hakkı mutlaka parasal bir hak olmak
zorunda değildir. Menkul bir malın el değiştirmesini sağlayacak haklar da
kıymetli evraka işlenebilir. Rehin hakkı taşıyan senetler, ticaret
şirketlerinin pay senetleri de kıymetli evrak oluşturur.
Kıymetli evraklarla ilgili
yapılan bir diğer ayırım yaratıcı kıymetli evrak ve açıklayıcı kıymetli evrak
olarak da ikiye ayrılır. Başlangıçta olmayan bir hak kıymetli evrak meydana
getirildiği için ortaya çıkarsa yaratıcı kıymetli evrak vardır. Zaten var olan
bir hak kıymetli evrak ile açıklanıyorsa izharı kıymetli evrak vardır. Örneğin
anonim ortaklıkta pay senedi izharı bir kıymetli evraktır. Kambiyo senetleri
yaratıcı kıymetli evraktır.
Menkul kıymetler, Sermaye
Piyasası Kurulu kararları ile çıkartılan evraklardır. Her menkul kıymet,
kıymetli evraktır. Ancak her kıymetli evrak menkul kıymet değildir. Alacaklılık
ve ortaklık hakkı tanıyan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel getiri
getiren, seri halde çıkarılan, misli nitelikte, ibareleri aynı olan ve Sermaye
Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan yatırım aracıdır. İntifa senedi bir menkul
kıymettir.
Kıymetli Evrakın Düzenlenme Şekilleri
Nama, emre ve hamiline yazılı
evrak ayrımı sınırlayıcı bir ayrımdır. Bu şekillerden başka bir şekilde
kıymetli evrak düzenlenemez.
Hamile yazılı senet bu üç şekil
arasında en sade olandır. Üzerinde hamiline ibaresi bulunur. Üzerinde hiçbir
ibare yoksa yine senedin hamiline olduğu sonucuna varılır. Bunun istisnası kanunen emre
yazılı senetlerdir.
Nama yazılı senetler ve emre
yazılı senetler mutlaka bir kişinin adına yazılmış olmalıdır. Bu kişi gerçek
veya tüzel kişi olabilir. Nama ve emre yazılı senetlerin birbirinden ayrılması
için, üzerlerinde nama ve emre kayıtları bulunur.
Kanun koyucu, kambiyo senetleri
ve kanunda sayılan kambiyo senetlerine benzeyen senetleri kanunen emre yazılı
senet kabul etmiştir. Bunların nama veya hamiline yazılabilmesi için, üzerinde
“Emre yazılı değildir.” ibaresi bulunabilir veya nama kaydı bulunur.
Yani;
·
Hiçbir isim yoksa hamile yazılıdır.
·
Üzerinde isim varsa emre yazılı olduğu kabul
edilir.
·
Nama yazmak için ya emre değildir kaydının
bulunması, ya da nama kaydının bulunması gerekir.
05.10.2012
Tedavül kabiliyetinin varlığı,
senedin üzerindeki emre, nama ve hamiline kayıtları veya ters kayıtların
bulunmasına bağlıdır. Kanunen emre yazılı senetler üzerinde belli bir kayıt
olmasa dahi senet emre yazılı sayılır.
Kıymetli Evrakın Ziyaı ve İptali
Evrakın kullanılamaz hale
gelmesi, senedin kaybolması, yok olması gibi durumlar senedin ziyaı ifadesiyle
anlatılır. İptal ise elden çıkmış olan artık geçersiz olduğunun mahkeme
kararıyla açıklanmasıdır.
Senedin ziyaı halinde, senedin
bir başkasının eline geçmesinin doğuracağı sakıncaları önlemek amacıyla,
mahkeme öncelikle bir ödemenin meni kararı çıkarır. Bu bir ihtiyati tedbir
kararıdır. Senedin kaybedilmediği, halen elde olduğu hallerde ödemenin meni kararı
verilmesine gerek yoktur.
Kıymetli evraklarda zayi olunan
kıymetli evrakın iptali için kural olarak mahkeme kararı gerekmektedir. İptal kararı ile yeni bir senet
düzenlenebilir. Eğer senedin vadesi geçmişse, artık senedin düzenlenmesinin
manası olmayacağı için, mahkeme senetteki hakkın senetsiz tahsil edilebilmesine
izin verir.
Tarafların anlaşmasıyla senet ile
hakkın birbirinden ayrılması söz konusu değildir.
Mahkemenin ziya ve iptal kararı
maddi hukuka yönelik bir sonuç doğurmaz. Şekli bir sonuç doğurur. Bu karara
rağmen gerçek hak sahibi, hakkının varlığını ispat ederek durumun tersine
çevrilmesini isteyebilir.
Nama yazılı senedi düzenleyen,
senedi elinde bulunduran herkese karşı ödeme olanağını saklı tutabilir. Bu
durumda bir eksik nama yazılı senet oluşur. Senedi düzenleyen aynı şekilde,
senedi düzenlerken, kendisine senedin ödendiğine dair bir makbuz veren herkese,
senedi ibraz etmeseler dahi ödeme yapıp borcundan kurtulabileceğini kayıt
altına alabilir.
Tahvil
Nama veya emre yazılı senedin
hamiline yazılı senede çevrilmesi ve hamiline senedin nama veya emre yazılı
senede çevrilmesidir.
·
Nama veya emre yazılı senedin hamiline
çevrilmesi kanunda düzenlenmiştir.
·
Hamiline yazılı senedin nama veya emre yazılı senede
çevrilmesi kanunda düzenlenmiştir.
·
Emre yazılı senedin nama, nama yazılı senedin
emre yazılı senede çevrilmesi kanunda düzenlenmemiştir.
İlk ikisi için senet üzerinde hak
sahibi olan herkesin onayı gerekmektedir. İkincisinde tahvil gerçekleşmese bile,
tahvil yönünde irade açıklayanlar açısından o irade geçerlidir.
Üçüncü öncülde, nama yazılı
senedi emre yazılıya çevirirken birincisinin usulü, emre yazılı senedi nama
yazılı senede çevirirken ikincisinin usulü takip edilir.
Nama Yazılı Senetler
Nama Yazılı Senetler
·
Düzenleyenin imzasını ihtiva eden,
·
Üzerinde lehtarın adı yazan,
·
Nama yazılı kaydı veya kanunen emre yazılı ise emre
değildir kaydı içeren senetlerdir.
Üzerinde nama veya emre kaydı bulunmayan bir senet,
kanunen emre yazılı senetlerden değil ise tedavül kabiliyeti yoktur.
Nama, emre ve hamiline yazılı
senetlerin devir şekilleri birbirinden farklıdır.
·
Nama yazılı senedin devri için zilyetliğin devri
yani teslim ve alacağın temliki beyanı,
·
Emre yazılı senedin devri için zilyetliğin devri
yani teslim ve tam ciro veya beyaz ciro,
·
Hamiline yazılı senedin devri için zilyetliğin
devri
Gerekmektedir.
12.10.2012
Eksik Nama Yazılı Senetler
Nama yazılı senetlerde ödeme
lehtara ya da lehtarın alacağın temliki yoluyla halefi olan kişiye ödeme
yapılabilir. Eksik nama yazılı senetlerde, borçlu senedin her hamiline ödeme
yaparak borcundan kurtulur. Bu düzenleyenin iradesiyle oluşan bir durumdur.
Alacağın temliki beyanı senedin
arka yüzüne yapılabileceği gibi, ayrı bir kağıda da yapılabilir. Ancak senedin
devri için bu diğer kağıdın da senetle birlikte teslim edilmesi gerekir.
Emre yazılı senetlerde ise sadece
arka yüze ciro yapılabilir. Ayrı bir kağıda ciro yapılması mümkün değildir.
Ciroya İlişkin Ön Bilgiler
Alacağın temliki, illi bir
işlemdir. Ciro ise mücerret bir işlemdir. Alacağın temliki ile ciro arasında,
sebebe bağlılığın doğurduğu bir fark vardır. Alacağın temlikinde alacaklının
kimliği değişir, ancak mevkii değişmez. Yani alacağın temlikinde halefiyet
prensibi işler. Alacaklı olup, daha sonra bu alacağını devredenler de,
borçluyla aynı konuma gelirler.
Kıymetli evrakta defiler, hem
itirazları hem de teknik manada defileri kapsar.
Borçlu temlikname zincirindeki
herhangi bir kişiye karşı ileri sürebileceği tüm defileri, senedi ibraz eden
meşru hamile karşı ileri sürebilir. Bu nama yazılı senetlerin tedavül
kabiliyetini azaltmaktadır.
Araba alım satımında semen olarak
verilen nama yazılı kıymetli evrakın bedeli, araba bozuk çıktıysa ödenmeyebilir.
Zira alacağın temliki illidir. Devredilen şey, araba alım satım ilişkisinin
sonuçlarıdır.
Senet nama yazılı bir senet
değil, emre yazılı bir senet olsaydı araba bozuk olduğu için ödeme yapmaktan
kaçınılamazdı. Çünkü ciro mücerret bir senet devridir.
Senet hamiline yazılı olsaydı
devir için ek bir irade beyanına ihtiyaç olmadığı için, ancak senedi
getirenlere karşı ileri sürülebilecek defilerle savunma yapılabilir.
Defiler
Defi gruplarının iki tanesi
mutlak defidir ve herkese karşı ileri sürülemez. Kalanlar nispi defilerdir ve
sadece belirli bir kesime karşı ileri sürülebilir.
Mutlak defiler ikiye ayrılır. İlk
grup senetten anlaşılan defilerdir. Bunların bir kısmı mevcut olduğundan, bir
kısmı mevcut olmadığından dolayı defiyi oluşturur. Herkese karşı ileri sürülebilirler.
İkinci grup senedin
hükümsüzlüğüne ilişkin defilerdir. Bunlar mutlak defilerdendir. Bu defiler,
hükümsüzlük şahsında doğan tarafından bilindiği için ancak o kişi tarafından
ileri sürülebilir. Bu defi, senedin metninden anlaşılamaz ama herkese karşı
ileri sürülebilir. Örneğin; senedi düzenleyen şahıs Mehmet Helvacı olarak
gözükmektedir. Vakti geldiğinde Mehmet Helvacı’ya ödeme için senet
götürüldüğünde, Mehmet Helvacı imzanın kendisine ait olmadığını defi olarak
ileri sürebilir.
Nispi defiler, senet dolayısıyla
oluşmuş nispi defiler olabileceği gibi, senet dışı oluşmuş nispi defiler de
olabilir. Sadece taraflar arasında oluşmuş nispi defiler de vardır.
Senet dolayısıyla oluşmuş nispi
defiyi, sadece nispi defi şahsında doğan kişi, definin diğer tarafına ileri
sürebilir.
Nama, Emre ve Hamiline Yazılı Senetlerin İptali
Hamiline yazılı bir senedi ancak
düzenleyen iptal ettirebilir.
Hamiline yazılı senedi
düzenleyen, senedin kendi rızası dışında tedavüle çıkartıldığını iddia edemez.
Bu, iptal usulüne de yansıyacaktır.
Senedin iptalinden önce, senet
eğer kullanılabilir durumdaysa, mahkeme ödemeyi men edebilir. Ancak bunun için
senedi iptal edeceği yönünde kanaati olmalıdır.
Men kararına karşı itiraz
edilebilir. Bunun için mahkeme, böyle bir dava açıldığında davanın açıldığını,
en az 3 kere bir gazetede ilan eder. Bunların arası 1 aydan az olamaz. İlanda
ödemenin meni kararı ve senedin iptaline itiraz için iddiacıların daveti yer
alır.
Sürenin sonunda, mahkemeye
başvurup kendisinin gerçek hak sahibi olduğunu ve bu sebeple senedin iptal
edilmemesi gerektiğini iddia ederse, dava bir iptal davası olmaktan çıkar.
Kimin hak sahibi olduğunun tespitine dair bir davaya dönüşür.
Mahkeme senedin vadesinin geçmiş
olup olmamasına bakarak yeni bir senet çıkartabilir veya senetsiz ödemeye izin
verebilir.
Kuponlar hamiline yazılı
senettir. Tahviller üzerinde senetten ayrılabilen bir kupon vardır. Senedin
kupon kısmının dışında kalan kısmına talon adı verilir. Kuponlar ayrıldığında
her biri ayrı bir hamiline yazılı senet halini alır. Kuponların vadesi
gelmişse, mahkeme iptalsiz makbuz karşılığında ödemeye izni verebilir.
Para hamiline yazılı bir
senettir. Ancak mahkeme vasıtasıyla iptal edilemez.
Kambiyo Senetleri
Kambiyo Senetlerinde Şekil Şartları
Kambiyo senetleri para cinsinden
hak içerir. Sözleşme ile borçlanmaya ehil olan herkes, kambiyo senedi ile
borçlanabilir.
Kambiyo senetleri sınırlı sayıda
sayılmıştır. Üç kambiyo senedi vardır. Poliçe, bono, çek… Bunların dışında
herhangi bir kambiyo senedi üretilemez.
Kambiyo senetleri özel ve sıkı
şekil şartlarına tabidirler. Kanunun
emrettiği şekilde düzenlenmedikçe herhangi bir adi senette farklı değildirler.
Kambiyo senetlerine ait hükümlerin geçerli olabilmesi için ön koşul, zorunlu
şekil şartlarına uygun olması gerekir.
Poliçe kanunda düzenlenmiştir.
Çek ve bono için poliçeye gönderme yapılmıştır. Çekteki farklı hükümler ayrıca
düzenlenmiştir. Çek için farklı düzenlemelerin getirilmesinin sebebi çekin
ödeme aracı olmasıdır.
Her kıymetli evrak kambiyo senedi
değildir. Ancak her kambiyo senedi kıymetli evraktır. Her kıymetli evrakta borçlunun
imzasının bulunması gerekir. Üçlü ilişkilerde borçlunun adı keşideci, ikili
ilişkilerde borçlunun adı düzenleyendir.
Poliçe
|
Bono
|
Çek
|
|
1
|
Senet metninde “poliçe” kelimesinin veya yabancı
dildeki karşılığının yer alması
|
Senet metninde “bono” kelimesinin veya “emre
yazılı senet” ibaresinin veya bunların yabancı dildeki karşılığının yer
alması
|
Senet metninde “çek” kelimesinin veya yabancı
dildeki karşılığının yer alması
|
2
|
Lehdar
|
Lehdar
|
|
3
|
Muhatap
|
Muhatap (her zaman banka)
|
|
4
|
Vade
|
Vade
|
|
5
|
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız emir
|
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız taahhüt
|
Belirli bir bedelin ödenmesi konusunda kayıtsız
şartsız emir
|
6
|
Ödeme yeri
|
Ödeme yeri
|
Ödeme yeri
|
7
|
Düzenleme tarihi ve yeri
|
Düzenleme tarihi ve yeri
|
Düzenleme tarihi ve yeri
|
8
|
Keşidecinin imzası
|
Düzenleyenin imzası
|
Keşidecinin imzası
|
Poliçe, bono ve çek kelimelerinin
senedin başlığında olması yeterli değildir. Bu kelimeler mutlaka senet metninde
yer almalıdır. Bunun iki sebebi vardır. Bunlardan ilki sonradan doldurmayı
önlemek, ikincisi senedi düzenleyenin senedi düzenlerken iradesinin içine bunu
dahil etmektir.
Bir bononun geçerli olması için
içinde bono kelimesinin olması veya emre yazılı senet ibaresinin olması
gerekmektedir. Emre muharrer ibaresi de, emre yazılı ibaresi yerine
kullanılabilir. Senet yabancı dilde yazılmışsa, bunların senedin yazıldığı
dildeki karşılığı senet içinde var olmalıdır.
Bonoyu düzenleyen, ilgili bedeli
kendisi ödeyeceğini taahhüt eder. Poliçede ise, keşideci ve lehtardan başka bir
de muhatap bulunur. Keşideci, üçüncü kişinin lehtara bir ödeme yapmasını taahhüt
eder. Poliçe muhatabının bu taahhütle bağlı olması için kabul beyanında
bulunması gerekir.
Poliçe ödemeler kolaylığının
sağlanması ve işlem sayısının azaltılması için kullanılmaktadır.
Lehtar, lehine senet düzenlenen
kişidir. Yani poliçe ve bonoda lehtarın isminin yazılı olması gerekir.
Dolayısıyla, bono ve poliçe nama ve emre yazılı şekilde düzenlenebilirken,
hamiline yazılı şekilde düzenlenemez. Zira hamiline yazılı senette bir kimsenin
ismi yoktur. Çek ise name, emre ve hamiline yazılabilir.
Poliçe ve çekte üçlü ilişki
olduğundan dolayı bir de muhatap vardır. Bonoda ise üçüncü bir kişi, yani
muhatap mevcut değildir.
Poliçe ve bono düzenlenirken
vadenin yazılması gerekir. Çekte ise buna gerek olmadığı gibi, yazılması mümkün
de değildir. Çekte vade yazılmışsa yazılmamış sayılır. Çek Kanunu hükümleri
saklıdır. Çekte vade değil, ibraz süresi olur. Aynı şekilde, kambiyo
senetlerinde senedin kambiyo senedi özelliğini kaldıran şartlar yazılmışsa, bu
şartlar yazılmamış sayılır.
Kambiyo senedinde var olan hak
her zaman paradır. Paranın Türk parası olması zorunlu değildir. Ancak hakkın
mutlaka para olması gerekir.
Kambiyo senedi güvenli elektronik
imza ile düzenlenemez.
Zorunlu şekil şartı olan hususlar
haricinde ihtiyari olarak senede koyulan unsurlar, kaydın geçerli olması,
kaydın yazılmamış sayılması veya senedin hükümsüz olması gibi üç sonuç
doğurabilir. Genel koşul, kaydın yazılmamış sayılmasıdır. Ancak, kayıt illilik
sonucu doğuruyorsa veya ödeme emrini şarta bağlıyorsa senedi geçersiz kılar.
Zamanında ödenmemesi halinde
diğer senetlerin de muaccel olacağına dair kayıt, senedin geçerliliğini
etkilemez. Muacceliyet kaydı ancak taraflar arasında hüküm doğurabilir. Diğer
senetlerin vadesi ise değişmez.
Bedel
Bono yabancı para birimi
üzerinden de düzenlenebilir. Muayyen, belirli bir para biriminin yazılması
gerekmektedir. Örneğin, 20.000 dolar ibaresi açıkça hangi dolar olduğu
bilinmediğinden bir hukuki sorun oluşur. Bazı kararlar bunu geçersiz sayarken,
bazı kararlar bunu geçerli saymıştır.
Bedel rakam ve yazı ile yazılır.
Yazı ve rakam arasında fark varsa, yazıyla yazılmış bedel esas alınır. Senet
metninde yazıyla yazılmış iki farklı bedel varsa, daha düşük bedel dikkate
alınır.
Yabancı para birimi ile yazılmış
bir senette, aynen ödeme kaydı koyulabilir. Bu koyulmuşsa, bedel hangi para
birimi ile yazılmışsa, ödeme o para birimi ile yapılmalıdır.
Meblağ belirlenebilir değil,
belirli olmalıdır. Altın karşılığında kambiyo senedi yazılamaz.
Bedeli ödeme emri kayıtsız ve
şartsız olmalıdır.
Kambiyo senedine faiz hükmü
koyulamaz. Örneğin, “şu tarihte 100.000 lira ve o güne kadar işleyecek kapital
faizi ödeyeceğim” şeklinde bir kambiyo senedi düzenlenemez. Zira bedel
belirlenebilir değil, belirli olmalıdır. Bu kayıt yazılmamış sayılır. Tek
istisnası, görüldüğünde ve görüldüğünden belli süre sonra vadeli senetlerde
düzenleyen faiz kaydı koyabilir. Faiz oranının açıkça yazılması gerekir. Aksi
halde yine faiz kaydı koyulmamış sayılacaktır.
Vade
Vade yazılmamışsa, bono veya
poliçe görüldüğünde vadeli sayılır. Kanun 4 tür vade öngörmüştür. Bunlar
dışında öngörülen vadeler ve birbirini izleyen vadeler senedi geçersiz kılar.
·
Görüldüğünde vade
·
Görüldükten belli bir süre sonra vade
·
Belirli vade
·
Düzenleme tarihinden belirli bir süre sonra
01.01.2015 şeklinde bir vade
belirtilmişse, bu belirli vadedir.
Görüldüğünde vade, düzenleme
tarihinden sonra bir yıl içinde görüldüğü anda ödeneceği sonucu doğurur. Görüldüğünde
vade varsa, senedin ibrazı anında ödeneceği anlamına gelir. Senedi ibraz süresi
düzenleme tarihinden itibaren 1 yıldır. 1 yıllık süre geçtikten sonra hamilin müracaat
borçlularına başvurma hakkı ortadan kalkar. Senedi düzenleyen 1 yıllık süreyi
uzatabileceği gibi aynı zamanda kısaltabilir. Cirantalar ise sadece
kısaltabilir.
Zamanında ödenmemesi halinde
diğer senetlerin de muaccel olacağına dair kayıt, senedin geçerliliğini etkilemez.
Muacceliyet kaydı ancak taraflar arasında hüküm doğurabilir. Diğer senetlerin
vadesi ise değişmez.
Görüldüğünden belli süre sonra
vadede, 1 yıl içinde ibraz edilir ve o günden sonra belirlenen süre başlar. Bu
süre, düzenleyen tarafından uzatılabileceği gibi aynı zamanda kısaltılabilir.
Cirantalar ise sadece kısaltabilir.
Görüldüğünde vadede, görülme
tarihinde muhatap tarih yazmazsa, noter aracılığıyla görülme protestosu
çektirilmesi gerekir. Bu protesto çekilmezse, 1 yıllık sürenin son günü senet
görülmüş sayılır.
Belirli vadede, gün yazılmak
zorunda değildir. Ancak günün belirlenebilir olması gerekmektedir. Takvimde
olmayan günlerde, o ayın son günü sayılacaktır. 31 Şubat, 28 Şubat
sayılacaktır. Ancak 32 Şubat senedi geçersiz kılacaktır.
Düzenleme tarihinden belli süre
sonra vadeli senetlerde faiz kaydı konulamaz.
Ödeme Yeri
Ödeme yeri gösterilmezse senet
geçersiz olmaz. Bono ve poliçenin düzenlendiği yer ödeme yeri sayılacaktır.
Düzenleme yeri de
gösterilmemişse, bonoyu düzenleyenin ad ve soyadı yanında gösterilen yer
dikkate alınır. Poliçede ödeme yeri yoksa, düzenleme yeri de yoksa, muhatabın
ad ve soyadı yanındaki yere bakılır.
Ödeme yeri, düzenleme yeri ve ad
yanında yer yoksa kıymetli evrak, şekil şartlarında eksiklik sebebiyle geçersiz
olacaktır.
Yerleşim yerli veya adresli bono
ve poliçe vardır. Bu bono ve poliçeler burada ödenir.
Lehtar
Lehtar gerçek veya tüzel kişi
olabilir. Lehtar kısmına ticari işletmenin isminin yazılması şekil şartının
yerine getirildiği anlamına gelmez. Tüzel kişinin adı yazılmalıdır.
Senedin Düzenlendiği Gün ve Yer
Düzenleme ve ödeme yeri için
mülki birimler esas alınır. Semt isimleri ödeme ve düzenleme yeri yapılamaz.
Düzenleme yeri ve ödeme yerinin
kısaltılması, tereddüt oluşturmuyorsa senedi geçersiz kılmaz. Ancak tereddüde
düşürüyorsa senet geçersiz olacaktır. Bu durumda, senetten anlaşılan diğer
yerler geçerli olmaz.
İmza
İmza el ile atılmalıdır.
Elektronik imza ile bono, poliçe, çek düzenlenemez. Âmâ isterse şahit huzurunda
imzalar, isterse şahitsiz olarak da imzalayabilir.
Temsil
Poliçe ve bono temsilci
vasıtasıyla da düzenlenebilir.
Ticari mümessil, kendisine bu
konuda özel yetki verilmemiş olsa dahi tacir adına kambiyo senedi
düzenleyebilir.
Borçlar Kanunu’nda yetkisiz
temsil halinde, yetkisiz temsilci başkası adına imzaladığı sözleşmenin tarafı
olmaz. Sadece tazminat sorumluluğu olur. Ancak kambiyo senetlerinde, yetkisiz
temsilci bir başkası adına bono veya poliçe imzalarsa, o senet dolayısıyla
bizzat sorumlu olur. Bu durumda adına senet imzalanmış kişi hükümsüzlük defi
ileri sürebilecektir.
İhtiyari Kayıtlar
Bedelin malen veya nakden alındığına
dair kayıtlar geçerlidir.
Senedin teminat için verildiğine
dair kayıtlar senedi geçersiz kılmaz. Ancak belirli bir sözleşmenin teminatı
olduğuna dair kayıtlar senedi geçersiz kılar. Çünkü bunlar senedi illi hale
getirmektedir.
Birbirini müteakip senetlerin,
bir senedin ödenmemesi halinde muaccel olacağına dair muacceliyet kayıtları
senedi geçersiz hale getirmez. Ancak diğer senetlerin vadesi de değişmeyecektir.
Bu kayıt taraflar arasında hüküm doğuracaktır.
Senet üzerindeki yetki kayıtları
ve tahkim kayıtları geçerlidir. Ancak bu kayıtlar, sadece düzenleyen ve lehtarı
bağlar.
Damga pulu zorunlu değildir.
Kural olarak zorunlu şekil
şartlarındaki noksanlıklar senedi geçersiz kılar. Ancak bunun istisnaları
vardır, istisnalar yukarıda açıklanmıştır.
09.11.2012
Poliçe
Poliçede, keşideci, muhatabın bir
borcu, vadede lehtara ödeyeceğini vaat etmektedir. Birisi, bir başkasına bir
poliçe keşide ederken, bunun dayandığı bir temel ilişki var olur. Hiçbir ilişki
olmasa bile, arada hatır ilişkisi vardır.
Kambiyo taahhüdü, senet
düzenlenip lehtara verildiği anda doğar. Lehtar, senedin vadesi geldiğinde
muhataba başvurabilir. Lehtar, vadeye kadar senedi başkalarına devredebilir. Senedi
en son elde tutan kişiye hamil denir. Hamil de vade tarihinde muhataba başvurup
ödeme isteyebilecektir.
Hamil, vade gelmeden, muhatabın
poliçeyi ödemek zorunda olup olmadığını bilmemektedir. Muhatap, poliçeyi kabul
ederse ödeme borcu altına girer. Kabul etmezse, senet sebebiyle hiçbir şekilde
sorumlu olmaz. Ancak, bu poliçenin geçerliliğini etkilemez. Muhatabın var
olmayan bir kişi olması bile poliçenin geçerliliğini etkilemez.
Hamil, vade gelmeden senedi
muhataba kabul için ibraz edebilir. Muhatap senedi kabul ederse, kabule ilişkin
beyanını açık şekilde senet üzerine yazıp, imzalar.
Muhatap senedi kabul etmezse,
hamil bir protesto düzenler. Protestodan sonra, hamil senedi kendisinden önce
imzalamış herkese müracaat eder. Bu kişilere, müracaat borçlusu denir. Müracaat
borçluları ve avalist müteselsilen sorumlu olur.
Senedin ön yüzünde, düzenleyen
dışında muhatabın da imzası varsa, bu kabul anlamına gelir. Düzenleyen ve
muhatap dışında bir başka imza daha varsa, bu da aval anlamına gelir. Avalin
kimin lehine verildiği belirtilmemişse, düzenleyen lehine verildiği kabul
edilir.
Vade gelmeden hamilin muhataba senedi
ibraz etmesi, “kabul için ibraz”dır.
Eğer düzenleyen senedin bazı
zorunlu unsurlarını doldurduktan sonra, başka unsurları doldurma yetkisini
lehtara veya başkalarına bırakırsa açık poliçe veya beyaz poliçe vardır. Bu
senedi geçersiz hale getirmez. Düzenleme tarihinin belirtilmemesi ve imzanın
atılmaması ise senedi eksik senet haline getirir ve senet geçersiz olur.
Kişisel defiler üçüncü kişilere
karşı ileri sürülemez. Düzenleyen ile lehtar arasındaki temel ilişkiden doğan
defiler, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Lehtar, beyaz bonoyu,
düzenleyen ile arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldursa bile düzenleyen
senet üzerindeki bedeli ödemekle yükümlüdür ve üçüncü kişilere karşı bu
sözleşmeye aykırılığı ileri süremeyecektir.
Kambiyo senedi düzenlendiğinde,
temel ilişkideki borç devam eder. Bir borç ilişkisi için kambiyo senedi
verilmesi, aksi kararlaştırılmadıkça, ifa yerine edim değil, ifa uğruna
edimdir. Kambiyo sözleşmesinden doğan borç, senet ibraz edildiğinde ödenirse,
temel ilişkideki borç da sona erer.
Kambiyo Senedi Düzenleme Ehliyeti
Fiil ehliyetine sahip olan
herkes, kambiyo senedi düzenleme ehliyetine sahiptir. Çek düzenleyebilmek için
banka ile ayrı bir anlaşma yapılmasına gerek vardır.
Yetkisiz olarak bir başkası adına
kambiyo senedi düzenleyen kişi, o senet dolayısıyla bizzat sorumlu olur.
Açık, beyaz bononun anlaşmaya
aykırı doldurulması suç teşkil etmez. Sadece anlaşmaya aykırılık teşkil eder.
Poliçe Metninde Tahrifat
Tahrifat halinde senet
geçerliliğini korur.
Kambiyo senedi tahrif edilmişse,
senedi imzalayan kişiler senedin imzaladıkları halinden sorumludur.
Kabul
Çekte kabul yoktur. Çekteki
muhatap bankadır. Bu muhatap, çek ilişkisine karıştırılmamıştır. Banka çeki
ciro edemez, avalist olamaz.
Bonoda kabul yoktur. Zaten
muhatap yoktur.
Muhatap senedi kabul ederse
senetteki borcu ödemekle sorumlu olur. Eğer senedi kabul etmezse, sorumlu
olmayacaktır.
Hamil isterse, vadeden önce
senedi kabul için muhataba ibraz edebilir. Vadede yapılan ibrazın adı “ödeme
için ibraz”dır. Hamilin senedi kabul için ibrazı kural olarak ihtiyaridir.
Muhatabın kabul için ibrazında, muhatap kabul etmemişse, hamil müracaat hakkını
kullanmak için vadeyi beklemek zorunda değildir. Ancak protesto çekmek
zorundadır.
Protesto noterde yapılır.
Protesto, senetle ilgili bir durumu noterin tespit etmesidir. Aslında noterin
kabul etmeme beyanını bizzat görmesi gerekmektedir. Ama uygulamada buna dikkat
edilmemektedir.
Kabul, senedin üzerinde yazılacak
“kabulümdür” beyanı ile yapılır. Hatta, senedin ön yüzüne muhatabın imzası da
kabul anlamına gelir. Kabul beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Ancak kısmi
kabul mümkündür. Kısmi ciro ise mümkün değildir.
Bazı hallerde muhatabın
düzenleyene karşı borcu olabilir. Muhatap, bu borçtan kaynaklanan ve düzenleyene karşı ileri sürebileceği şahsi
defilerini, düzenleyenden başka hiçbir hamile karşı ileri süremez.
Ciranta, kabul edilmemeden veya
ödememeden sorumlu olmayacağı kaydını koyabilir. Düzenleyen ise, sadece kabul
edilmemesinden sorumlu olmayacağı kaydını koyabilir.
Kabul için ibraz vadeye kadar
yapılabilir. Vade günü ibraz, kabul için ibraz değildir. Bu ödeme için ibraz
olacaktır.
Görüldüğünde vadeli bir senette
kabul için ibraz mümkün olamayacaktır. Zira senet ibraz edildiğinde, bu ödeme
için ibraz olur.
Kabul için ibraz, muhatabın
ikametgahında yapılır. İşyeri varsa işyerinde, işyeri yoksa kişisel yerleşim
yerinde ibraz yapılır.
Kabul için ibrazın zorunlu olduğu
haller;
·
Görüldükten belli süre sonra vade varsa, hamilin
kabul için ibrazı zorunludur. Senet kabul için ibraz edilmeden vade
başlamayacaktır.
·
Yerleşim yerli veya adresli poliçelerde, muhatap
ziyaret edilerek ödeme yeri öğrenilir.
·
Kabul için ibraz, keşideci tarafından zorunlu
kılınabilir.
·
Keşidecinin kabul için ibrazı yasaklamaması
halinde, cirantalar kabul için ibrazı zorunlu kılabilir.
Kabul için ibrazın mümkün
olmadığı haller;
·
Görüldüğünde vadeli poliçeler
·
Kabul için ibrazın keşideci tarafından
yasaklanması
·
Keşidecinin kabule arzı belli bir süre
yasaklaması
Ciro
Emre yazılı senetler, senedin zilyetliğinin
teslimi ve ciro ile devredilir.
Ciro şekli açıdan tam ve beyaz
ciro olarak ikiye ayrılır. Beyaz ciroda hukuki işlemin kimin lehine yapıldığı
gösterilmez. Tam ciroda ise cironun kimin lehine yapıldığı gösterilir.
Tam ve beyaz cironun doğurduğu
sonuçlar birbirinin aynıdır.
Bir sonraki ciroyu, lehine ciro
yapılan kişi yapar. Bu şekilde oluşmuş bir ciro zinciri, şekli açıdan düzgün
bir ciro zinciridir. Yani bir sonraki ciroyu yapan kişi şekli açıdan haklı
hamil olmalıdır.
Beyaz ciro senedi hamiline yazılı
senede dönüştürmez. Beyaz ciroyu alan elbette senedi ciro etmeden elden teslim
edebilecektir. Senedi alan kişi bu şekilde devri kabul etmezse ciro yapmadan
senedi devredemeyecektir.
Son cirosu beyaz ciro olan senedi
elinde bulunduran kişi;
·
Tekrar beyaz ciro yapabilir.
·
Tam ciro yapabilir.
·
Ciro yapmadan devredebilir.
·
Bir önceki ciroyu kendi lehine tam ciroya
çevirebilir.
Ciranta, senedi kime ciro
ettiğini gösterirse ona karşı, şahsi defi hakkını ileri sürebilecektir. Ancak
beyaz ciro ile devrederse senedi elinde tutan kişiye karşı, senedi ciro ettiği
kişiye karşı olan şahsi defilerini ileri süremez.
Ciro yapılış şekline göre üçe
ayrılır;
Temlik cirosu: Senedi devretmeye yarayan cirodur. Senedin
üzerindeki mülkiyet hakkının devrini sağlar.
Rehin cirosu: Teminat maksadıyla yapılır.
Burada ciro rehin sözleşmesinin yerine geçer. Senedin vadesi ile asıl alacağın
vadesi farklı ise, alacağın vadesi gelmeden senet tahsil edilemez. Rehin cirosu
ile senedi devralmış kişi sadece tahsil cirosu yapabilir.
Tahsil cirosu: Tahsil cirosu bir vekalet ilişkisidir. Senede
ilişkin bir hakkı geçirmez. Senedi tahsil hakkını elinde tutan kişi, aldığı
bedeli tahsil cirosunu yapana teslim etmek zorundadır.
Bu durumda, tahsilatı yapan kişi
senedi kendi adına tahsil etmek istiyor olsaydı ona karşı sürülebilecek şahsi
defiler, tahsil cirosu ile tahsil etmeye gelen kişiye karşı ileri
sürülemeyecektir. Çünkü tahsilatı yapan kişi, kendi adına değil ciranta adına
bedelin ödenmesini istemektedir.
Bir cironun hangi maksatla yapıldığı
anlaşılamıyorsa temlik cirosu olduğu kabul edilir. Tahsil ve rehin cirosunda,
bu amaç açıkça belirtilmelidir.
Temlik Cirosu
|
Rehin Cirosu
|
Tahsil Cirosu
|
Temlik fonksiyonu vardır. Senedin devrini sağlar.
|
Temlik fonksiyonu yoktur. Senetteki hakkı
geçirmez.
|
Temlik fonksiyonu yoktur.
|
Teşhis fonksiyonu vardır. Yani cironun kim
tarafından yapıldığı anlaşılabilir. Beyaz ciroda ise teşhis fonksiyonu
yoktur.
|
Teşhis fonksiyonu vardır.
|
Teşhis fonksiyonu vardır.
|
Teminat fonksiyonu vardır. Ciranta, diğer imzalardan bağımsız olarak
senedin ödenmesinden sorumlu olduğunu kabul eder.
|
Teminat fonksiyonu yoktur.
|
Teminat fonksiyonu yoktur.
|
Kayda ve şarta bağlı ciro
yapılamaz. Ciro senedi devreder, senetteki hakkı senetten ayrı olarak
devredemez. Bu sebeple kısmi ciro da yapılamaz.
23.12.2012
Senedin arka yüzü yapılan ciro
için yeterli olmadığında, senedin uzantısı olan, alonj üzerinde ciro devam ettirilebilir. Bu alonj senetle
birleştirilmelidir.
Alacağın temliki ayrı bir kağıt
üzerine yapılabilir. Bu kağıdın senetle birlikte devredilmesi gerekmektedir. Alonj
senetten ayrı bir kağıt değildir. Senede birleşik bir kağıttır.
Senedi düzenleyen de, daha sonra
ciro edenler de ciroyu yasaklayabilir.
Senedi düzenleyenin koyduğu ciro
yasağı senedin devrine mani değildir. Ciro yasaklandığına göre, senet artık
sadece alacağın temliki ile devredilebilir. Bu, bir nevi nama kaydıdır. Bir
başka ifadeyle, senedi düzenleyenin koyduğu ciro yasağı, senedi nama yazılı
hale getirir.
Senedi düzenleyenden başka
kimselerin senedin tedavül şeklini değiştirebilmesi için tahvil işlemi
yapılması gereklidir. Bunun için de senet üzerinde hak sahibi olan herkesin
iradesi gerekir.
Ciro edenler de senedin
kendilerinden sonra ciro edilmesini yasaklayabilir. Bu yasak ile, cironun
tedavül yeteneği ortadan kalkmaz. Senet ciro ile devredilebilir. Ancak ciroyu
yasaklayan kişi kendisi senedi ciroyla devrettiği şahsa karşı sorumlu olduğunu,
senedi devralan diğer kişilere karşı sorumlu olmayacağını söylemektedir. Bu
yasak senet metninden anlaşılabilen bir yasak olduğu için, devri yasaklayan
kişi için mutlak bir defi oluşturmaktadır.
Ödeme
Bir ödemenin hukuken ödeme
niteliğinde olabilmesi için üç hususun bir arada olması gerekir. Bunlar bir
arada mevcut değilse, senet ödenmiş sayılmayabilir.
·
Ödenecek kişinin meşru hamil olması,
·
Ödemenin mutlaka ödeme yerine yapılmış olması,
·
Ödemenin mutlaka vadede veya protesto çekilmesi
için gereken süre olan vadeyi takip eden 2 iş günü içinde yapılmış olması
Gerekir.
Aksi halde, ödeme, borçluyu
borcundan kurtarmayabilir.
Senedin kaybı halinde, mahkeme
bir ödemenin meni kararı çıkartılabilir. Bu sebeple vadeden önce ödeme kişiyi
borcundan kurtarmayabilir. Zira ödeme zamanına kadar mahkemeden bir ödeme yasağı
çıkabilir. Ancak ödeme yasağına rağmen ödeme yapılmışsa ve daha sonra mahkeme
senedi iptal etmezse, borçlu yeniden ödeme yapmak zorunda olmayacaktır.
Ödemenin ayrıca ödeme yerinde
yapılması gerekir. Zira mahkeme, ödemenin meni kararını ödeme yerine tebliğ
eder.
Meşru hamil, düzgün ciro zinciri
ile tespit edilir.
Ödememe
Ödemesi istenen kişi, senedin
kendisine ödeme yerinde, ödeme vadesinde, meşru hamil tarafından ibrazını
isteyecektir.
Kanun koyucu nüsha ve suret yapma
imkanı tanımıştır. Nüsha senedin aynısından birden çok kopya üretilmesidir. Her
nüshaya da birbirini takip eden seri numaraları verilir. Senedin nüshalarının
olduğu ve kaç tane olduğu da asıl senet üzerine işlenir. Nüsha üzerine de tarih
koymak kaydıyla ciro yapılabilir.
Surette sıra numarası vermeye
gerek yoktur. Altına surettir yazılarak imzalanması gerekir.
Ödeme ve kabul için ibrazlar
nüsha ve suretler vasıtasıyla yapılabilir.
Borçlunun, ödeme için gerekli
ibraz koşulları ve düzgün ciro zinciri sağlandığı halde ödememesi halinde, vadeyi
takip eden iki iş günü içerisinde ödeme protestosu çekilmesi gerekir. İki iş
günü sonunda değil, iki iş günü içerisinde protesto çekilmelidir. Bu süre
içerisinde protesto çekilmemesi halinde, alacaklı müracaat haklarını kaybeder.
Ödememe protestosu ve kabul
etmeme protestosu noter vasıtasıyla çekilmelidir.
Protesto çekilmeden de işleme
başlanabileceğine dair kayıt koyulmuşsa, kayıt düzenleyen tarafından koyulmuşsa
herkese karşı, ciranta tarafından konulmuşsa kendisinden sonra gelenlere karşı
hüküm doğurur.
Aval
Bir kambiyo senedinde imzası olan
herkes bu senetteki borcu ödemekten sorumludur. Buradaki bedelin ödenmesi, aval
ile güvence alınabilir. Bu Borçlar Kanunu’ndaki kefalet ile benzerlikler taşır.
Poliçede bedelin ödenmesi, aval
suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir. Bunun yerine, o kişiye
senedi ciro ettirmek de bir çözümdür.
Bu teminat, üçüncü bir kişi veya
poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir. Örneğin, bir başka
ciranta da aval verebilir.
Aval, poliçe veya alonj üzerine
yazılır. “Aval içindir” veya bununla eş
anlamlı “ödeyeceğim, kefilim” gibi başka bir ibareyle ifade edilir ve aval
veren kişi tarafından imzalanır. Borçlar Kanunu’na göre kefil olan kişi, eşinin
rızasını almalıdır. Bu hükmün burada uygulanıp uygulanmayacağı belirsizdir. Senet
soyut olduğu için, avalin de soyut olması gerektiği düşünülebilir.
Muhatabın veya düzenleyenin
imzaları dışında, poliçenin yüzüne
atılan her imza aval sayılır.
Kimin için verildiği
belirtilmemiş aval, düzenleyen için verilmiş sayılır. Buradan anlaşılan, avalın
bir kişi lehine verildiği ve lehine verdiği kişinin borcunu teminat altına
aldığıdır. Avalistin borcunu teminat altına aldığı kişi senedi öderse, artık
avaliste müracaat edilemez.
Ciro eden herkes, kendisinden
sonrakiler için senet bedelinin ödenmesinden sorumludur.
Lehine aval verilen kişi borcu
herhangi bir sebeple ödemek zorunda olmasa dahi, avalist bedeli ödemek
zorundadır. Sadece şekle ait bir noksan sebebiyle borç ödenmek zorunda değilse,
avalist de ödemek zorunda olmaz.
Aval veren kişi, kimin için
taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Kişisel defiler, avalist
tarafından kullanılamaz.
Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde,
poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe
gereğince sorumlu olan kişilere başvurabilir. Her imza sahibi, senedi
kendisinden sonra imzalayanlara karşı sorumludur. Çünkü imzayı atan kişi,
kendisinden sonrakilerden haberdar değildir. Kendisinden öncekilere güvenerek
imza atmaktadır.
Aval, şarta bağlanamaz. Ama kısmi
olarak verilebilir. Kısmi ciro ise mümkün değildir.
Bir senette birden fazla avalist
olabilir. Birden fazla avalist tek bir kişi lehine aval vermiş de olabilir. Bu
avalistler müteselsilen sorumlu olur.
Sebepsiz Zenginleşme
Poliçe düzenlenirken temel bir
ilişki de vardır. Burada bir borç ilişkisi doğar ve bu borca karşılık olarak
kambiyo senedi verilebilir. Senedi elinde tutan kişi, gerekli işlemleri
zamanında yapmamış veya hakkın korunması için gerekli işlemleri yapmamış
olabilir. Bu hallerde senedi kullanamayacaktır. Ancak, temel ilişki borçluları
senet hükümsüz kalınca borçlarından kurtulmaz. Senedi elinde tutan kişi,
sebepsiz zenginleşmeye dayanarak senet bedelini isteyebilir.
Sebepsiz zenginleşmeden doğan
istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve
düzenleyenin poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş
olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir.
Poliçe bedeli cirantadan istenemeyecektir.
Sebepsiz zenginleşme için
zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takiben 1 yıldır. Müracaat
için zamanaşımı süresi ise 3 yıldır. Demek ki, toplamda 4 yıl istem süresi
vardır.
İspat yükü, sebepsiz
zenginleşmediğini iddia edene aittir.
Poliçe Karşılığının Devri
Poliçenin devri, kural olarak
temel alacaktan doğan hakkı değil, senet üzerindeki hakkı geçirir. Sadece iki
halde temel alacaktan doğan hak senedin devriyle geçmiş olur.
Düzenleyen hakkında iflas
açılırsa, temel hak lehtara ve bunun senedi devrettiği kişilere geçer. Bir
diğer hal, düzenleyenin açık bir beyanla bu devri senedin üzerine yazmasıdır.
Araya girme
Hamil, vadede muhataba ödeme için
başvurmuş, muhatap borcu ödemeyince ödememe protestosu düzenlemiş olsun. Bu
halde hamil, tüm müracaat borçlularından bedeli istemektedir. Ancak bu ödemeyi
yapan kişiler de ödedikleri bedeli faiziyle birlikte diğer borçlulara karşı
ileri sürecektir. Kendisine başvurulacak kişilerden birisi masrafın artmasını
önlemek için araya girip borcu ödeyebilir.
Düzenleyen ve cirantalardan veya
aval verenlerden her biri, poliçeyi gereğinde kabul edecek veya ödeyecek olan
bir kişiyi gösterebilir.
Poliçe, poliçe dolayısıyla
kendisine başvurulması mümkün olan herhangi bir borçlu için araya giren bir
kişi tarafından kabul edilebilir veya ödenebilir.
Muhatap da dâhil her üçüncü kişi
veya poliçeyi kabul eden kişi hariç olmak üzere, poliçeden dolayı zaten borçlu
olan herkes araya girerek poliçeyi kabul edebilir veya bedelini ödeyebilir.
Araya girmek suretiyle kabul veya
ödemede bulunan kişi, lehine araya girdiği borçluya durumu iki iş günü içinde
ihbar etmek zorundadır. Bu süreye uymazsa ihbarda bulunmamış olmasından doğan
zarardan, poliçe bedelini aşmamak üzere sorumlu olur.
Vade gelmeden, araya girilerek
senet kabul edilebilir.
Araya girerek kabul poliçe
üzerine yazılır ve araya giren imza atar. Kabul beyanında kimin lehine kabul
edildiği belirtilmelidir. Belirtilmezse düzenleyenin lehine girilmiş sayılır.
Araya girerek kabul eden kişi,
lehine araya girdiği kişi gibi sorumlu olur.
Araya girerek ödemede bulunan
kişi, lehine ödemede bulunduğu kişiye ve poliçeden dolayı ona borçlu olan
kişilere karşı poliçeden doğan hakları iktisap eder. Ancak, poliçeyi yeniden
ciro edemez.
Lehine ödemede bulunulan kişiden
sonra gelen borçlular borçtan kurtulurlar.
Araya girerek ödemede bulunmak
hususunda çeşitli teklifler yapılmışsa bu tekliflerden hangisi borçlulardan en
çoğunu borçtan kurtaracaksa o tercih olunur. Ortada daha iyi bir teklif
bulunduğunu bildiği hâlde araya girerek ödemede bulunan kişi, en iyi teklif
tercih edilmiş olsaydı, kimler borçtan kurtulacak idiyseler onlara karşı
başvurma hakkını kaybeder. Yani ciro zincirinde daha yukarıda olan kişi lehine
araya giren kişi tercih edilmelidir.
Kabul edene karşı istemler 3 yıl sonunda
zamanaşımına uğrar. Bu hamilin müracaat hakkı değildir.
Ödeyen cirantanın zamanaşımı 6
aydır. 749. Maddeye bakılması gerekiyor.
Retret
Hamil müracaat hakkını
kullanırken, müracaat borçlusunu muhatap göstererek yeni bir poliçe keşide
edebilir. Buna retret denir.
Çek
Çek de poliçe gibi bir havaledir.
Bir ödeme aracıdır. İleri keşide tarihli çekler uygulaması sonucu, çekin ödeme
aracı olma niteliği değişmektedir.
Çek düzenlendiğinde karşılığı
mevcut olmalıdır. Ancak çekteki düzenleme tarihi gelmeden çekin ibrazı
geçersizdir. Bu şekilde çekte vade olamayacak olmasına rağmen bir nevi vade
oluşturulmuştur.
Çekin verilmesi bir borcun ödendiğini
gösterir. Bunun pratik sonucu, çekin hatır için verildiğini iddia eden kişinin
bunu ispat sorumluluğunu taşımasıdır.
Çekin muhatabı her zaman
bankadır.
Çekte lehtar şekil şartı
değildir. Lehtarı olmayan çek hamiline yazılı sayılır.
Muhatap, çeki kabul edemez.
Muhatap çeki ciro edemez, çeke aval veremez veya araya giremez. Muhatap, çek
ilişkisine sadece ödeme anında dahil olur.
Çek görüldüğünde ödenir. Çekte
ibraz süresi kural olarak 10 gündür. Bu süre içinde ibraz etmeyen hamil,
müracaat hakkını kaybeder.
Karşılıksız çekin bazı
yaptırımları vardır. Hapis cezası kaldırılmıştır. Ama karşılık çek keşide eden,
yeni çek keşide edemez.
Banka çek verdiği kişinin sosyal
ve ekonomik durumunu araştırır.
Banka karşılıksız olarak yazılan
her çek yaprağı için 1000 TL ödeme yapar.
Ödeme yeri düzenlenmemişse banka
şubesi, şubesi yoksa banka merkezi ödeme yeri kabul edilir.
Düzenleme tarihi bulunması
gereklidir. İbraz süresi hesaplanırken senet üzerinde yazan tarih esas alınır.
Çekten cayma, ancak ibraz süresi geçtikten
sonra mümkündür. Bankaya cayma mektubu ibraz süresinden önce ulaşmışsa, ancak
ibraz süresinden sonra dikkate alınır.
Keşideci, çekin ödenmesini yasaklayamaz. Senedi
kaybettiyse ziya hükümlerine başvurabilir. Ziya davasını sadece meşru hamil
açabilir.
Çeke, Çek Kanunu’na göre
yazılması gereken hesap no vs. gerekliliklerinin yerine getirilmemesi çeki
geçersiz yapmaz.
Çekteki düzenleme yeri ve ödeme
yeri ayrı ise ibraz süresi 10 gündür. Düzenleme yeri ve ödeme yeri farklı ise
süre 1 aydır.
Ödeme yeri olarak gösterilen
şubeye ibraz zorunlu değildir. Bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilmesi
mümkündür.
Ödeme yeri ve düzenleme yeri
farklı kıtalardaysa ibraz süresi 3 ay, aynı kıtadaysa 1 aydır. Akdeniz havzası
ülkeleri ve Avrupa ülkeleri bu bağlamda aynı kıtada sayılır.
Çeke ayrıca yazılmış vade,
yazılmamış sayılır. Çeki geçersiz hale getirmez.
Çekte lehtar yoksa çek hamiline
yazılmış sayılır. İsmin yanında aynı zamanda hamiline kaydı da varsa, senet
yine hamiline yazılmış sayılacaktır.
İbraz süresi senette yazılan
tarihin ertesi günü başlar.
Çek hakkında kabul işlemi
yapılmaz. Kabul kaydı yazılmamış sayılır. Kabul mümkün olmadığı gibi, banka
aval veremez, ciro edemez, araya giremez. Banka kendi şubeleri arasında ciro
yapabilir. Muhatap banka dışındaki bankalara her türlü ciro mümkündür.
Hamili geldiğinde banka senedi
kendisine ciro ettirir. Bu makbuz hükmündedir.
Çeke aval verilebilir. Ancak
muhatap banka çeke aval veremeyecektir.
Çek bir kişinin adına yazılmışsa,
kanunen emre yazılı sayılır. Nama yazılması için emre yazılı olmadığı veya nama
yazılı olduğu açıkça belirtilmelidir. Hiçbir şey yazılmazsa, hamiline yazılı
bir çek vardır.
Çekin hamiline, nama ya da emre
yazılı olması çekin devriyle ilgilidir. Çekin içeriğini değiştirmez.
Uygulamada hamiline yazılı çek de
ciro edilmektedir. Ancak meşru hamil belirlenirken bu cirolar dikkate
alınmayacaktır. Sadece, cirantayı müracaat borçlusu olarak bağlar.
Çek rehin için ciro edilemez. Ama
tahsil ve devir için ciro edilebilir.
Kısmi ciro batıldır.
Muhatap lehine ciro makbuz
hükmündedir. Muhatabın birden fazla şubesi varsa, bankanın çeki ödeyen şubesi,
diğer şubelere çeki ciro edebilir.
Banka meşru hamile ödeme yapar.
Cirosu mümkün olan bir çeki
elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile düzgün ciro zincirine
göre senedi elinde tutan kişi, meşru hamildir.
Çizilmiş ciro yapılmamış
hükmündedir.
Çekin bir takas odasına ibrazı
ödeme için ibraz yerine geçer.
Banka ödeme yaparken, cirolar
arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.
Ancak cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir.
Çek köşeden köşeye çizilebilir.
İki çizgi arasına hiçbir şey yazılmamış veya “banka” yazılmışsa çek genel
olarak çizilmiştir. Bu durumda çek, sadece başka bir bankaya veya muhatap
bankanın bir müşterisine ödenebilir. Eğer özel olarak çizilmişse, yani bir
bankanın unvanı yazılmışsa sadece bu bankaya ve onun müşterilerine ödenebilir.
Çekin ön yüzüne “hesaba
geçirilecektir” kaydı yazılması halinde, banka bunu hesaba ödemek zorundadır.
Süresi içinde ibraz edilmiş olan
çekin ödenmemiş olduğu ve ödenmeme hali, bir noter protestosu ile, muhatap
tarafından çek arkasına yazılmış bir beyanla veya takas odasının bunu tespit
edan bir beyanıyla tespit edilebilir. Banka bunu yazmak istemezse, çekin
ödenmediği noterden tespit ettirilir.
Protesto veya buna denk
düzenleme, ibraz süresi bitmeden önce yapılmalıdır. İbraz süresinin son gününde
ibraz yapılırsa, protesto veya buna denk düzenleme izleyen işgününde de
yapılabilir.
Çek bedeli, temerrüt faizi,
masraflar ve 1000’de 3’ü geçmemek kaydıyla komisyon, hamil tarafından tüm
cirantalardan ve düzenleyenlerden istenebilir.
Hamilin, cirantalara, düzenleyene
ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin
bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu
başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile
kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına
uğrar.
Banka çekin karşılığı varsa çeki
ödemek zorundadır. Karşılığı olmasa da ödeyebilir. Bu durumda düzenleyene kredi
vermiş sayılır.
Çek Kanunu’nun ikinci maddesine
göre, çek karnesini alan kişinin durumunu yeterince araştırmayan bankanın
sorumluluğuna gidilebilir.
Çek Kanunu’na göre tacir olan ve
tacir olmayan kişilere verilecek çekler ve hamiline düzenlenecek çekler açıkça
ayrılacak şekilde bastırılır.
Hamiline düzenlenecek çekler için
ayrı çek hesapları bulunur. Hamiline çek yaprakları üzerinde, hamiline ifadesi
matbu şekilde bulunur.
Karşılıksız çıkan her çek yaprağı
için banka 1000 TL öder. Hesapta 500 TL varsa, 500’ü buradan verir, 500’ü
kendisi verir.
Bankalar, karşılıksız çıkan çekin
üzerine, ibraz tarihini, çekin karşılıksız olduğunu vs. yazar.
Karşılıksız çek keşide etmenin
cezası, keşidecinin yeni çek düzenlemesinin yasaklanmasıdır. Keşideci, bu
yasağa uymazsa fiil daha ağır cezayı gerektiren daha ağır bir suç oluşturmadığı
takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar ile cezalandırılır.
Tacir olduğu halde tacir olmayan
çeki keşide eden tacir hapisle cezalandırılır.
Kanunlar ihtilafında neresinin
uygulandığını öğren.
Yorumlar
Yorum Gönder